|
> Geçmişini bilmeyenin geleceği
yaratamayacağını,
> Devri yakalamak için okur-yazar
olmanın yetmediğini, düşünsel
altyapı ve estetik beğeninin de olgunlaşması gerektiğini,
> Sanatçının eğer bir felsefesi
varsa; söyleyecek farklı sözlerinin
olabileceğini,
> Sanatın, üzerinde yaşadığı
toprakların sahip olduğu hazinelerinin
bilinmesiyle yükseleceğini,
> Sanatçının zamanın devrini ancak
gönül gözüyle görebileceğini,
> Süslü kelimelerle yapılan
yorumunun, yapılan işe “sanat eseri”
niteliği kazandırmaya yetmediğini,
> Konseptin, işçilikte
mükemmeliyetçilik ile bir bütün oluşturduğu
zaman, sanat eseri olabileceğini,
> Sergi konsepti olarak bulunmuş
sözüm ona cin fikirleri “modernik
ve çağdaş sanat anlayışı” başlığında promosyon malzemeleri ile
pullamanın, sanatı modernleştirmeden çok, reklam sektörüne
yaklaştırdığını,
> Sanatçının bin yıl sonraki
sanatçılara ilham verme yükümlülüğü
olduğunu,
> Bugünün sanatının da, ileride
sanat tarihi içinde yer alacağını
düşünerek,“anlamsız
kelimelerle süslenmiş içsel sayıklamaların”
yapıt niteliği taşımadığının anlaşılacağını,
>
Kültürün sürekli olarak yeniden
yaratılan bir kavram olduğunu,
düşünüyorum.
|